Türkiye gazetelerinden birinin muhabiri Kıbrıs’a gelmiş, burada adım adım dolaşmış,her sınıf vatandaşla konuşmuş.Sonra da gazetesinde izlenimlerini yazdı.
Bu yazılardan birinde ; Kıbrıs Türklerinin “zam , zam “ diye haykırmasını Türkiye hükümetinin müsbet karşıladığını,1968 yılında Kıbrıs Türklerine yardımların arttırıldığını belirtti.
Bu konuda bizim izlenimimiz ise şudur:
Kıbrıs Türkü ,Anavatandan zam değil, para değil, Kıbrıs meselesine nihai çözüm bulunmasınıistemekte, bunu haykırmaktadır.
Kıbrıs Türkü, para değil, yıllardan beridir yaşadığı esaret hayatından kurtulmayı istemektedir .
Kıbrıs Türkü, para değil, yıllardan beridir zorba kuvvetler tarafından gasbedilen haklarının geri alınmasını istemektedir.
Kıbrıs Türkü ,para değil, gelecek endişesi duymadan , bu vatan toprağı üzerinde yaşamayı istemektedir.
Kıbrıs Türkü ; kendi alın terini, kendi gayret ve çabasını, kendi emeğini ortaya koyarak çalışıp kazanma imkanlarının Anavatan tarafından temin edilmesini istemektedir.
Çünkü Kıbrıs Türklerine gönderilen milyonlarca liralar;Kıbrıs Türkünden ziyade, Kıbrıs Rumuna yaramakta, bütün paralar onların cepine akmaktadır.
İşte yapılması gereken şey; Kıbrıs Türküne para yardımından ziyade, bu duruma bir çare bulunmasıdır.
Kıbrıs Türkü, kendi kendine yetecek bir hale getirilmediği; kendi ihtiyaçlarını kendisi temin etmediği müddetce, Türkiyenin gönderdiği paralar hep Rumlara yarayacak; fakat Kıbrıs Türkü Türkiyeye yük olma durumundan kurtulamayacaktır.
Bu da ancak Kıbrıs meselesinin,Kıbrıs Türküne itimad telkin edecek bir çözüme bağlanması ile kabildir.
Bunu böyle bilelim!
Not: Bu yazımız 8 Nisan 1968 tarihli Bozkurt gazetesinde yayınlanmıştır.
-Öyle inanırız ki , bu yazımız, bu gün de güncelliğini yitirmemiştir.