Bazı dedikoducular , bazı abartıcılar, bazı pireyi deve edenler vardır ki ; gayr-ı ciddi, önemsiz ,önemsiz bir olayı, bir haberi öyle abartarak,öyle telleyip pullayarak anlatırlar ki insan şaşar kalır.
İşte kıbrıs’lı , Türkiye’li ilişkilerinde de durum budur.Ve biz, bütün bu söylenenleri , anlatılanları hep ihtiyatla karşılarız ve kesinlikle inanmayız.Çünkü o hayatın içindeyiz ve her şeyi , en ince ayrıntılarına kadar ve en doğru bir şekilde bilmekteyiz.
Bakınız bu konuda size bir örnek sunayım.Hem de doğruluğuna yemin ederek sunayım.
*******
Aslen Lapta’lı olan, orta yaşlı bir arkadaş hastalanıyor.Hem de ciddi bir şekilde hastalanıyor ve kurul kararı ile ,acilen,Ankara’ya ,İbni-Sina hastahanesine gönderiliyor!
Ve bilirmisiniz ona kim refakat ediyor?Aile sahibi, çoluk-çocuk sahibi,Türkiye’li bir iş ortağı refakat ediyor.
O günlerde biz de İbni-Sina ‘da idik.Birkaç sene önce kalb ameliyatı olduğumuz İbni-Sina’ya bu defa da anjiyo olmaya gitmiştik.İşte biz orada iken,meğer Laptalı bu köylümüzde oraya gelmiş!Ama o alt kat da yoğun bakımda imiş.Ve bu durumdan bizim haberimiz bile yoktu.
Ama bana refakat eden hanımım, Kıymet Hanım, bunu öğrenmiş ve öğrenir öğrenmez ; sorup soruşturmuş,hastanın nerede olduğunu öğrenmiş ve ziyaretine inmişti. Ama yanına kimseyi koymazlarmış.Yalnız kendine refakat eden iş ortağı ,orada , kapısının önünde oturuyor ve hastanın bir ihtiyacı olursa hemen gereğini yapıyormuş.İşte bizim hanım onunla tanışmış ve ondan bilgi almıştı.
*******
Bir süre böyle geçtikten sonra daha sonraki günlerde, kontrol için hastahaneye gelmesi şartıyla onu taburcu etmişler.İşte onu,Türkiye’li iş ortağı, tanıdığı bir akrabasının evine götürmüş.
Ama ne yazık ki, hasta,her geçen gün daha iyi olacağına, daha kötü olmuş ve Tanrının rahmetine kavuşmuş!
Onu Ankara’dan Kıbrıs’a ,Lapta’ya iş ortağı götürmüş ve ailesine devretmişti.
*******
İşte Kıbrıs’ta; Kıbrıs’lı –Türkiye’li ilişkileri böyledir ve bunun gibi,insanlığa örnek daha nice olaylar, ilişkiler vardır.
Gerekirse daha, daha, daha........Örnekler sunacak ve Türklüğü birbirine kırdırmak isteyen şer güçlerine fırsat vermeyeceğiz.
Herkese sevgiler, selamlar !
Not: bu yazımız, 1996 tarihli defterimizin 50. yazısıdır.